Sosyal Kaygı Bozuklugu

Spread the love

SOSYAL FOBİ

      Sosyal fobi oldukça sık görülen bir kaygı bozukluğudur. Kadınlarda erkeklere göre biraz daha fazla görülür. En önemli özelliği kişinin başkalarınca değerlendirilebileceğini düşündüğü toplumsal ortamlarda, yoğun bir korku ve endişe duymasıdır. 

Sosyal Fobi hastaları toplumsal ortamlarda bulunduklarında ya da böyle ortamlarda bulunmak zorunda olunca yoğun bir kaygı, bazen panik atak yaşayabilirler. Kişi böyle ortamlarda başkaları tarafından olumsuz ya da sıkıcı, aptal, yetersiz vs..değerlendirileceğini düşünerek aşırı bir kaygı ve korku duyar. Ayrıca kaygı ve endişeden kaynaklanan titreme, terleme, kızarma, kekeleme ve bir şey söyleyememe gibi belirtileri abartarak başkaları tarafından görüleceğini ve olumsuz değerlendirileceğini düşünür.

Sosyal anksiyete bozukluğunun genel olarak iki tipi vardır. Birinci tipi genelleşmiş tip denilen ve yaygın olarak birçok sosyal ortamda yoğun bir kaygı, korku ve bazen panik ataklara sebep olan tiptir. İkincisi ise sadece belli bir ortamda bir topluluğa karşı performans sergileneceği zaman yaşanan sınırlı tip ya da performans tipi denilen tiptir.

Toplumsal ortamlarda bu hastalar hemen her zaman yoğun bir korku duyarlar. Bu nedenle rezil olacaklarını düşünürler ve toplu bulunulan yerlerde yemek yemek, bir şeyler içmek, yazı yazmak, konuşmak gibi davranışlardan kaçınırlar. Bazıları genel tuvaletleri kullanmaktan kaçınırlar. Toplum önünde yapacağı bir konuşmayı ya da bir sınavı günlerce önceden düşünmeye başlarlar ve bu konuyla ilgili düşündüklerinde bile yoğun bir kaygı yaşarlar. Ya da bu davranışları büyük bir kaygı içinde yaparlar. Bazen hastalerın kaygıları o kadar ileri gidebilir ki toplumsal ortamlara hiç katılmama ya da okula gitmeme halini alabilir.

Bu hastalarda toplumsal ortamlarda duyulan kaygı ve korku, kişinin başkalarınca o ortamda olumsuz bir şekilde değerlendirileceğini düşünmesinden ve buna inanmasından kaynaklanır. Fakat bu kaygı ve korku normalde herkeste olan kaygıdan çok daha fazladır ve gerçekle orantısızdır. Hasta bu durumu gözünde çok büyütür. Bu bozukluk kişide en az 6 aydır bulunuyor olmalıdır. Duruma bağlı, kısa süreli gelip geçici olmamalıdır.

Sosyal fobisi olan bireylerde okulda devamsızlık ya da okulu bırakma daha çok olur. İşlerinde ve genel toplumsal yaşantıda başarısızlık, depresyon, alkol madde kullanımı daha çok görülür.

Bu hastalığı olanlar mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalıdır.  Bu bozukluğun tedavisinde ilaç ve psikoterapi birlikte uygulanmalıdır. Tedavi için erken yaşlarda başvurmak çok önemlidir. Ne kadar geç başvurulursa o kadar uzun sürede ve daha zor iyileşir.

 

Views

Bir cevap yazın

Hemen Ara